Monthly Archives: September 2014

Pont des Arts-dare to dream

IMG_0645

IMG_0643-001

Paris seyahatimin ikinci gününde,şehri çok daha rahat gezebilmek adına çiçekli bir şort tercih ettim.Turkiye’de olsam bu şortu beyaz tshirt ile çok rahat kullanabilirdim ancak o sıralarda Paris de havalar pek de sıcak değildi o yüzden seçimimi beyaz bir hırkadan yana kullandım.Sonbahar mevsimine giriş yapmamız sebebiyle,son günlerinde ne giyeceğim diye dert yanıyorsanız incecik hırkalar sizin için pekala  bir kurtarıcı olabilir…Parise dönecek olursak eğer;Paris’i hissederek sokak sokak gezmek gerektiğinin kanısındayım.Bir gün batımında şehrin ortalarına denk gelen Pont des Arts (Sanat Köprüsü) köprüsünün ortalarında Paris’in her iki yanını da kesinlikle izlemek gerek. Bir masal aleminde hissettirecek kadar güzel bir siluet çıkacak karşınıza; Eiffel Kulesi’nin tüm şehri gören gözleride size burada eşlik edecek.Duran zamana inat nehrin kenarından geçen çok fazla araba da olsa hiç bir şey keyfinizi bozamayacak inanın! Herkese iyi haftalar !

I’ve always liked flowers, and even more this summer! The perfect combination was a white sweater and that’s what I did… On the second day of my Paris trip,I had a chance to see the river Seine and the bridge was so impressed to see the enormous quantity of locks on that bridge. It’s beautiful to see love displayed in such a strikingly visual way.For those of you who haven’t heard of them, here’s the story. A couple writes their names on a padlock and locks it onto one of the bridges. They then throw the key into the Seine River as a symbol of their undying love. And typically I took a few photos while out and about by Pont des Arts, the famous love lock bridge. Hope you like it and lots of love!

Bonjour Paris!

Yıldızlı Fotoğraflar5

DSCF5485

As you know I was in Paris two week ago! You can check this also on my Instagram, (@selenkocbeyoglu) where is some pictures from the parisien streets. I went to Champs Elysees and then through Louvre on Notre Dame. On the way there was a lot of snacks, laughter and delicious macarons, of course! Stay tuned guys, because this is just the Part One of my beautiful Trip! See you soon with new Paris stories!

Paris sadece yapıları, müzeleri ve sevimli kafeleriyle değil aynı zamanda dev alışveriş mekanları ile de muhteşem bir şekilde insanları cezbediyor.Cezbetmesine cezbediyor ancak bu şehrin insanları bana oldukça soğuk ve neşesiz geldi. Gerçi çokta önemli değil ne de olsa çok fazla bir diyaloğum olmadı Parislilerle ama konuştuğumda da o neşesiz halleri benim bile modumu düşürebilecek cinstendi.Her neyse Parislileri bir kenara bırakırsak,sanırım bu şehre giden birinin her hangi bir şeyden ilham almaması söz konusu olamaz,bu şehirdeki en basit bir yapıda olabilir. Onun dışında müzelere ve o eşsiz yapılara bakıpta düşünmeyen,iç çekmeyen yoktur eminim :) Ben de şehirdeki il günümde,Paris’in güneşli havasından faydalanıp şehir turunda tercihimi içinde rahat edeceğime inandığım kot şorttan yana yaptım.

i amsterdam

A photo diary of Amsterdam

Amsterdam’da bulunduğum ikinci günün fotoğrafları sizlerle

DSCF5376

Yıldızlı Fotoğraflar2

inspiration,Forever 21,Amsterdam Airport Schiphol

Amsterdam

IMG_9733

DSCF5263

DSCF5301

Hi September, I had a great month of August so I’m happy to welcome the new season.Hope you feel the same way too! Our first Eurotrip stop was Amsterdam and  I was instantly in love with the cute city! No wonder they call it Venice of the north because with it’s beautiful canals and friendly people.They are so warm and welcoming.Therefore I spent most of my time wondering around the city and enjoying the seductive energy on the streets, lovely architecture and great food.I really want to explore this city on two wheels!Have a nice week :)

Herkese yeniden merhaba,havalar her ne kadar sıcak olsada  ağustos ayını bırakıp eylül ayına çoktan giriş yaptık bile.Ben çıktığım bu uzun seyehattan sonra gönül rahatlığıyla yeni sezona hazır olduğumu söyleyebilirim,umarım sizde benimle aynı fikirdesinizdir :) Ağustosun son haftası çıktığım bu seyahatte ilk durağımız Amsterdam oldu.Kanalları, gerçek olamayacak kadar güzel mimarisi, olağanüstü bisiklet trafiği, muhteşem toplu taşıma ağı, kibar insanları, eğlenceli gece hayatı olan bu şehri çoktan özlemeye başladım bile. Amsterdam’ı daha yakından tanımak için bisikletle bu şehri keşfetmek isterdim ancak zamanım kısıtlı olduğundan bu isteğimi gerçekleştirmedim.Şehre geldiğim ilk günün sabahı hava oldukça serindi ancak tabiiki hava durumuna bakıp gelmiştim ve kot mont sayesinde  üşümekten kurtuldum.Kont montumun üstünde olmadığı sırada ise tahmin edersiniz ki güneş yüzünü çoktan göstermişti ve bende bu fotoğrafları çekme imkanı buldum.Herkese iyi haftalar :)